Pazarlama Ekibi Nasıl Yönetilir? Öncelik ve Sorumluluk
Pazarlama ekibini daha fazla işle meşgul etmek yerine ortak hedef, açık sorumluluk ve karar üreten bir çalışma düzeniyle yönetin.
Pazarlama ekibini yönetmek, hedefi iş planına çevirmeyi ve ekibin bu plan üzerinde karar alarak ilerleyebilmesini gerektirir. Hangi müşteriye ulaşılacağı, önce hangi sorunun çözüleceği ve işlerin kimin sorumluluğunda olduğu açık olmalıdır. Toplantı sayısını artırmak bu açıklığın yerini tutmaz.
Ben bir ekibin çalışma düzenini değerlendirirken yalnızca tamamlanan işlere bakmam. Bir iş neden yapıldı, hangi karar bekledi, sonuç bize ne öğretti? Ekip çok yoğunken bu sorular cevapsız kalıyorsa öncelikle yönetim düzenini incelemek gerekir.
Her kanalın hedefini ortak bir ihtiyaca bağlayın
İçerik ekibi yayın sayısını, reklam ekibi başvuru maliyetini, satış ekibi ise kapanan işleri takip edebilir. Bu ölçümler kendi alanlarında işe yarar. Ancak aralarındaki ilişki kurulmazsa herkes kendi hedefini tuttururken müşterinin yaşadığı sorun devam edebilir.
Büyüme Sistemi'nde müşteri kazanımını dönüşüm ve müşteri değeriyle birlikte ele alıyorum. Örneğin uygun olmayan başvurular artıyorsa yalnızca başvuru sayısını büyütmek istemem. Hedef müşteri, verilen mesaj ve teklif birlikte değerlendirilmelidir.
Planlama toplantısında önce üzerinde çalışılacak müşteri sorununu yazmayı öneriyorum. “Daha fazla içerik” bir üretim talebidir. “Ürünün hangi ekipler için uygun olduğunu anlatamıyoruz” ise içerik, ürün sayfası ve satış görüşmesi için ortak bir çalışma konusu olabilir.
Bir işin sahibini ve karar sınırını ayırın
Görev listesinde bir kişinin adının bulunması, o kişinin karar verebildiği anlamına gelmez. Metni hazırlayan kişi her değişiklikte yönetici onayı bekliyorsa işin uygulama sahibi bellidir; karar düzeni ise yeterince açık olmayabilir.
Bu nedenle iş tanımında hangi kararların ekipte kalacağını da belirtmek gerekir. Marka mesajını değiştirmekle onaylanmış mesajın görselini uyarlamak aynı karar değildir. Her ikisini aynı onay sırasına sokmak gereksiz bekleme yaratabilir.
Birden fazla ekibin katıldığı işlerde son kararı kimin vereceği özellikle önemlidir. Satış, ürün ve pazarlama görüş bildirebilir; fakat çelişen talepleri kimin çözeceği bilinmelidir. Herkesin görüşünü almakla herkesin onayını beklemek farklı çalışma düzenleridir.
İş tanımını teslim edilebilir hale getirin
Varsayımsal bir B2B yazılım şirketi düşünelim. Satış ekibi, demo isteyenlerin önemli bir kısmının ürünün kapsamını yanlış anladığını söylüyor. Pazarlama yöneticisi de web sayfasının yenilenmesini istiyor.
“Sayfayı iyileştirelim” ifadesi tasarımcıya yeterli yön vermez. Önce hangi bilginin yanlış anlaşıldığı netleşmelidir. Ürün ekibi kapsamı doğrular, satış ekibi tekrar eden soruları aktarır, içerik sorumlusu yeni metni hazırlar. Tasarım ve geliştirme işi bu bilgiye göre planlanır.
Bu örnekte tamamlanma ölçütü yalnızca sayfanın yayına girmesi değildir. Doğru ürün kapsamının görünmesi ve demo adımının çalışması da kontrol edilmelidir. Sonrasında başvuruların uygunluğu incelenir. Değişikliğin sonucu iyileştireceğini peşinen kabul etmek yerine bunu değerlendirecek düzen kurulur.
İş tanımında bulunacak bilgi | Örnekteki karşılığı |
|---|---|
Çözülecek sorun | Demo öncesinde ürün kapsamının yanlış anlaşılması |
Teslim edilecek çıktı | Doğrulanmış kapsamı anlatan güncel ürün sayfası |
Karar sorumluluğu | Metin ve kapsam uyuşmazlığını çözecek kişinin belirlenmesi |
Kontrol | Sayfanın doğru bilgiyi göstermesi ve demo adımının çalışması |
Sonraki değerlendirme | Gelen başvuruların uygunluğunun satışla incelenmesi |
Bu yapıyı her küçük işe uzun bir belge olarak uygulamak gerekmez. Amaç bürokrasi üretmek değil; ekiplerin aynı işi farklı yorumlamasını önleyecek kadar açıklık sağlamaktır.
Yeni öncelik eklerken kapasiteyi yeniden konuşun
Yönetimden gelen her yeni talep mevcut plana ekleniyorsa ekip kısa sürede birikmiş işlerle karşılaşabilir. Önceliklendirme, yalnızca listenin başına yeni bir iş koymakla tamamlanmaz. Hangi işin erteleneceği veya kapsamının daraltılacağı da belirlenmelidir.
Ben acil bir talepte önce neden şimdi yapılması gerektiğini anlamak isterim. Gerçek bir müşteri sorunu, yaklaşan bir tarih veya yeni bir bilgi olabilir. Gerekçe netse plan değişir; ancak bu değişikliğin diğer teslimlere etkisi de açıkça konuşulur.
Ajansla çalışırken de aynı yaklaşımı öneriyorum. Başta verilen kapsam değişiyorsa teslim beklentisini birlikte güncellemek gerekir. Öncelik değişikliğini iletmeden önceki teslim tarihini aynen beklemek, uygulama tarafında çözülemeyecek bir çelişki yaratabilir.
Toplantıdan bir sonraki kararla çıkın
Durum bilgisini önceden paylaşmak, toplantıda karar gerektiren konulara zaman ayırmayı kolaylaştırabilir. Görüşmede hangi işin beklediğini, engelin ne olduğunu ve kimin çözüm üreteceğini konuşun. Tamamlanan işleri tekrar okumak için ayrı bir toplantıya ihtiyaç olmayabilir.
Raporu da aynı mantıkla değerlendirin. Bir sayı değiştiğinde hemen neden uydurmayın. Veri yeterli mi, ölçüm değişti mi, başka bir etken var mı? Belirsizliği kaydedip hangi incelemenin kararı değiştireceğini belirleyin. Veri ve yapay zeka hazırlığı destekleyebilir; kararın sahibi yine belli olmalıdır.
Gelecek toplantıda bütün yönetim düzenini değiştirmeye çalışmayın. Bekleyen tek bir işi seçin. Amacını, karar sorumlusunu ve tamamlanma ölçütünü birlikte yazın. Ardından aynı açıklığın diğer işlerde bulunup bulunmadığına bakın. Ekibin hızını artıracak değişiklik bazen daha fazla üretim talebinden önce bu küçük yönetim düzeltmesidir.